1 Mart 2018 Perşembe

Afgan Savaşı’nın Komutanı Erbakan’dı


Tarihçi Yazar Ekrem Şama, çok tartışılan fotoğrafları Çayırova’da anlattı: Gerçek dünya lideri Erbakan Afgan Savaşı’nın da komutanıydı




Saadet Partisi Çayırova İlçe Teşkilatı’nın Erbakan Haftası kapsamında düzenlediği, Milli Görüş lideri ve eski Başbakan Prof.Dr.Necmettin Erbakan’ın ölümünün yedinci yıldönümü nedeniyle Çayırova Belediyesi Kültür Merkezi’ndeki anma programına konuk olan Tarihçi Yazar Ekrem Şama bir dönemin çok tartışılan fotoğraflarının hikâyelerini anlattı. Erbakan’ın gerçek bir dünya lideri olduğunu belirtip Afgan Savaşı’nın da komutanı olduğunu kaydetti.

5 Milyon İnsan Öldürüldü, Sürüldü, Tecavüze Uğradı…

Şama konuşmasında sözlerine İslam Dünyası’na emperyalizm ve siyonizmin eziyetlerinden örnekler vererek başlayıp 5 milyon insanın öldürüldüğünü, sayısız insanın tecavüz, taciz, sürgünlere maruz kaldığını; 100 milyon Müslüman’ın mülteci konumuna düşürülüp yerlerinden yurtlarından edildiğini ve büyükşehirlerin ahlaksızlık girdabına sürüklendiğini kaydetti.

Erbakan Bugünü 40 Yıl Önceden Görmüştü


Ülkemiz dahil olmak üzere İslam coğrafyasının bugünkü konumunun Erbakan tarafından yaklaşık 40 sene önce görüldüğüne dikkat çeken Şama özetle, “Onun gidilmemesi için uyarıda bulunduğu yollardan gidildi. Onun döneminde de İslam coğrafyasında çalkantılar vardı ancak bugünkü kadar değildi. Onun uyarıları dinlenmediği için tüm bunlar yaşandı ve bugünkü koşullara gelindi” dedi.

Gerçek Bir Dünya Lideri

Erbakan’ın 27 Şubat 2011’de, ülkemiz ‘demokrasi’ tarihinde ‘post modern darbe’ diye tanımlanan 28 Şubat’ın yeni bir yıldönümünün arifesinde Hakk’a yürüdüğünü hatırlatan Şama, Erbakan’ı gerçek bir dünya lideri olarak tanımlayıp tezini şu örneklerle pekiştirdi:

Mahşeri Bir Kalabalıkla Uğurlandı

“İlk cenaze namazı 01 Mart 2011’de Ankara’da Hacı Bayram Veli Camii’nde sabah namazına müteakip kılındıktan sonra cenazesi uçakla İstanbul’a, Fatih Camii’ne getirildi. O cenaze namazına kimine göre iki, kimine göre üç milyon kişi katıldı. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş, mahşeri bir kalabalık vardı. Saadet Partisi’nin İstanbul Teşkilatları karar aldı. Çadırlar kuruldu.

Adını Bilmediğimiz Ülkedeki Cihada Maddi Manevi Desteği Oldu

Uzaktan gelenler burada ağırlanıp dinlendirildi, çayı çorbası ikram edildi. O çadır üç ay boyunca konuk ağırladı. Fatih İlçe Teşkilatı’nın nöbetçi olduğu bir günün gecesi, gece karanlığında ziyaretçiler geldi. Hiç tanınmayan kişilerdi. Kim oldukları soruldu. Hindistan’ın kuzeyinde, adı bilinmeyen bir ülkenin İslami mücadeleyi gerilla savaşıyla veren mücahitleri gelmiş. CIA ve MOSSAD’ın peşlerinde olduğunu, gündüz gelmeleri halinde öldürülme risklerinin olduğunu, kaldıkları otelden bir şekilde onları atlatarak gece gelmek zorunda olduklarını kaydettiler.

Onların Hepsinin Komutanı Olduğunu Öğrendik

Meğer Erbakan Hocamız onlara maddi manevi destekte bulunuyormuş. Halbuki onu tanımayanlar sağlığında ne isnatlarda bulundu. Bizler Erbakan Hocamızın dünyanın neresinde olursa olsun İslami mücadele verenlere destek olduğunu, onların komutanı olduğunu öğrendik.”


O Fotoğraf Karesinin Arkasında Ben de Vardım


Rusya’nın Afganistan’ı işgal ettiği 1980’li yıllarda Afganlar’ın aralarında Afganistan eski Başbakanı Gulbettin Hikmetyar ve Burhanettin Rabbani’nin de bulunduğu üç liderin yönettiği üç grupta ama birleşik olarak bir direniş sergilendiğini hatırlatıp Erbakan’ın o direnişin komutanı olduğunu öne süren Şama bir dönemin çok tartışılan fotoğraf karesinin arkasında kendisinin de yer aldığını söyledi:

İstanbul Teşkilatı’nın Paralarını Ben Yönettim

“Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul İl Başkanımız olduğu yıllarda İstanbul’un muhasibi, paraları yöneten yöneticisi bendim. Aramızda topladığımız o paraları nerelerde değerlendireceğimizi Erbakan Hocamız ile görüştürüp kararlaştırırdık. Hikmetyar, Rabbani ve ismini hatırlamadığım diğer direnişçi grubun lideri Afgan Savaşı’nın talimatlarını Erbakan Hocamız’dan alırdı.

Afganlar O Savaşı Erbakan’ın Taktiğiyle Kazandı

Afgan Savaşı’nı Erbakan Hocamız yönetmiştir. Erdoğan’ın Hikmetyar’ın önünde dizi çökük haldeki çok tartışılan fotoğrafının arkasında o gün, bizler de vardık. O an oradaydık. Afganlar, Erbakan’ın taktikleri ile Rusya’yı yenip demir perdeyi yıktılar.”


ABD Türkiye İlişkilerinin Aslı Astarı

Tarihçi Yazar Ekrem Şama, 11 Eylül 2011’de ABD’nin ikiz kulelerine saldırı ve ülkemizde 15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün darbe girişimi örnekleri üzerinden ABD – Türkiye ilişkilerinde asıl olan biteni de teşhir etti. Şama özetle şunları kaydetti:

İkiz Kulelere Saldırıda CIA/MOSSAD Parmağı


“Bu konuda sanal ortamda da onlarca belge dolaşmaktadır ki Usame Bin Ladin’in Afganistan dağlarından iki uçak kaldırıp, o güvenlik koridorlarını aşıp ikiz kulelere saldırması olacak iş değildir. O saldırı CIA ve MOSSAD tarafından, İslam’a yapılacak asıl saldırının gerekçesi olan bir senaryodur. Saldırının gerçekleşeceği gün üç bin Yahudi’nin ikiz kulelerdeki işlerine gelmemesi en önemli kanıtlardandır.

Erdoğan, Doğruluğunu Araştırmadan
ABD’ye Destek Verdiklerini Söyledi

Bir süre önce ABD’ye gerçekleştirdiğimiz üst düzey ziyarette FETÖ’nün ele başının verilmesini istedik ancak vermediler. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikiz kulelere saldırının ardından ABD’nin kendilerinden yardım istediğini mi, doğruluk derecesini araştırmadan sormadan o yardımı verdiklerini söyledi. Bu söylem aynı zamanda meselenin böyle olacağının bilindiğinin itirafıdır.

15 Temmuz’dan Sonra ABD’den
Destek Görmediklerini de Söyledi

Devamında da 15 Temmuz 2016’da benzer bir saldırıya kendilerinin maruz kaldığını ancak ABD’nin kendilerine gereken desteği vermediğini söylüyor. Şimdi Erdoğan’ın ne demek istediğini artık siz bulun.       

Kuzu da, “Biz ABD’ye İnandık, ABD Bize İnanmadı” Dedi

10 Eylül 2017’de başdanışman, Anayasa hukukçusu Burhan Kuzu bir twitter mesajı paylaştı. ’11 Eylül’de biz ABD’ye inandık ama ABD, 15 Temmuz’a inanmadı’ diyor.

ABD İsteyince Afganistan’a Asker Gönderdik


Ve biz ülke olarak ABD’nin Afganistan işgaline destek için asker gönderdik. Afganistan’a demokrasi getireceğini ve El Kaide’den kurtaracağını öne sürerek giren ABD hala Afganistan’dan çıkmadı.

Askerlerimiz ABD Askerine Korumalık Yapıyor

Cemiyetlerde bir araya gelen insanların üzerine insansız hava araçlarından bomba yağdırıldı. 1 milyon 500 bin insan hayatını kaybetti. Söylemeye dilim varmıyor ama cesetlerin üzerlerine işeyip sonra da üzerlerine benzin döküp yakıyorlar. Afganistan uyuşturucu üreticisi ve başkenti bir ülke haline geldi. Bizim askerlerimiz ise algı gereği, sözüm ona yetimlerin başını okşayıp şefkat gösterisinde bulunuyor. Hayır. Bizim askerlerimiz orada NATO’nun ve ABD’nin askerlerine korumalık yapıyor.”

D8’i Erbakan Kurdu Erdoğan Dağıttı

1997 yılında Erbakan öncülüğünde kurulan İslam Birliği D8’in emperyalizmin emriyle Erdoğan tarafından yıkıldığını kaydeden Şama o yapılanma ile 1924 yılında kaldırılan Hilafet/Halifelik arasında da ilişki kurdu. Şama şunları söyledi:  

“Bizim tarih kitaplarımızda yazmaz ama Osmanlı, Nijerya’ya donanma göndermiştir. Acaba Osmanlı, İslam mücadelesi veren dünyada kim bilir kaç yere daha destek ve donanma göndermiştir. 1924 yılında ise Hilafet kaldırılmıştır. Hilafetin kaldırılmasından 74 yıl sonra Erbakan öncülüğünde, adına Hilafet denmese dahi D8 İslam Birliği kurulmuştur. Bugünkü iktidar ise 2004 yılında Cidde’deki toplantıda İslam Birliği’nden vazgeçilmesi için töhmet ve girişimlerde bulunmuştur.”

ABD Ambargo Uygulayınca ABD
Üslerine Türk Bayrağı Çekilmişti

Erbakan’ın Ecevit ile koalisyon ortağı olduğu 1974’teki Kıbrıs Barış Harekatı’nın ABD’nin itirazına karşın gerçekleştiğini, harekat sonrası ABD ve NATO’nun ambargosuna karşı Erbakan’ın basın toplantısında rest çektiğini hatırlatıp o süreçte ABD üslerine Türk Bayrağı çekildiğini anımsatan Şama konuşmasını özetle şu örnekle noktaladı:

Silah Desteği Libya’dan da Gelmişti

“ABD bize o ambargoyu uygularken Türkiye’ye silah desteği Libya’nın da aralarında bulunduğu üç ülkeden geldi. Libya’nın ABD’den satın aldığı silahları bize vermesi ABD’nin çok ağırına gitti. ABD’nin Libya’ya karşı ambargosunda ise Türkiye’nin tutumu, Libya’yı üzdü. İlerleyen yıllarda Libya’da iş yapan müteahhitler o ülkede paraları kalınca çözümü RefahYol döneminin Başbakanı Erbakan’da buldu. Erbakan ısrarlar sürünce Libya’ya gitti.

Sitemi Erbakan’a Değil Türkiye’ye İdi


Dönemin Libya Lideri (NATO/emperyalizm tarafından önce devrilip ardından 20 Eylül 2011’de katledilen) Kaddafi’nin Erbakan’ın o ziyaretinde sarf ettiği, Türkiye’nin dış politikasını eleştirdiği o sözler Erbakan’ın şahsına dahil Türkiye’ye bir sitemi olmuştur. Malum medya o sözleri farklı şekilde yansıttı. Erbakan’ı dinlemeden haberi geçtiler.

Aynı Basın Erbakan’ın Orada Ne Konuştuğunu Yazmadı

Erbakan’ın toplantının sonunda verdiği yanıt ve sarf ettiği sözler Libya basınında yer aldı ama bizim basınımızda yer almadı. O görüşmede Türkiye lehine maddelere imza atıldı ama medya bunu yazmadı. Bu yaşananlardan esasla İslam Dünyası’nın gerçek lideri, Hocamız Erbakan’dır…”

CHP’li Akın: Erbakan Antiemperyalist ve Ahlaklıydı


Saadet Çayırova, Erbakan’ı anma etkinliğinde CHP’li eski Belediye Başkanı Mehmet Emin Akın’ı da ağırladı: Antiemperyalistti. Ahlaklıydı































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder