18 Şubat 2018 Pazar

Tartar’ın Alınmaması Değil Küçük’ün Alınması Adaletsizlikti


Kimseye, “Araya girin, davacı olmasınlar” diye bir telkinim ne oldu, ne olacak. Kimse, minnet etmemi beklemesin.


 Çayırova Belediye Başkan Yardımcısı Refik Tartar’ın mal varlığına ilişkin olarak özellikle Çayırova’da gündemi oluşturan haberimin ardından farklı konularda ihbarların ardı arkası kesilmiyor. 

Demeç olmadığı, demeç olmaması halinde bir şekilde belgesine ulaşamadığım halde ne haber ne de yorum konusu etmem.
CHP Çayırova İlçe Başkanı Selahattin Kaya, 07 Şubat Çarşamba günü akşamı düzenlediği basın toplantısında, 15 gün içinde yine bilgi ve belgeye dayalı ikinci bir basın toplantısı düzenleyeceğini belirtmişti.


O süre önümüzdeki hafta içi, 22 Şubat Perşembe günü akşamı sona eriyor. Kimlere dair ne gibi açıklamalarda bulunacağını ben de merak ediyorum. Düzenlenmesi halinde o basın toplantısını da elbette takip edip haberleştireceğim.

**
Çayırova Belediye Başkanı Şevki Demirci konuya dair değil akredite uygulanmayan bir basın toplantısı düzenlemek, Gebze Gündemi’ne özel demeç vermeye bile pek yanaşmıyor. Belediyede Özel Kalem Müdürlüğü’ne talebime ilişkin notumu kayıt ettirdim. Henüz dönüş yok.

**
Çayırova Belediyesi’nin yanı sıra yanılmıyorsam Refik Tartar da habere ilişkin olarak Gebze Gündemi’nden davacı. Henüz savcılıktan elime ulaşan bir yazı gelmedi. Tartar’ın davacı olmasına anlam veririm. Başkan Demirci’nin izahına rağmen belediyenin davacı olmasına mantık veremiyorum.


Şekilde görüldüğü gibi CHP Çayırova da davalılar arasında.
Ben Çayırova Belediyesi’nin aynı hassasiyeti Çayırovaspor’da suskun kalındığından ötürü doğrulanan yolsuzluk vakasında da sergilemesini beklerdim hâlbuki. O haber ve yorumlarda da belediyeye yönelik göndermeler vardı.

Dönemin Çayırovaspor yönetiminin de, yine Şevki Demirci başkanlığındaki Çayırova Belediyesi’nin de ahbap çavuş ilişkileri üzerinden davacı olmaya yürekleri yetmedi. Çok isterdim davacı olmalarını ama davacı oldukları anda davalı olacaklarını kendileri de biliyordu galiba.

Benim h….m iyidir” düsturu; seçmenin de “Y…r ama çalışıyor” türü akla zarar duruşundan esasla halının altına süpürüldü ama artık halı da kusmaya başladı.

Bir de hiçbir yolsuzluk ilelebet üzeri örtülemez. Aslında kâbusları olacak 2019 seçimlerinde devranın bir değişeceği tutarsa seçim dönemi zaten kabusları olacak. Bir de değişim gerçekleşip halının altındaki kusmuklar halı üstüne çıktığında herhalde Gebze Adliyesi’ni bir hayli süre mesken tutacaklar.

**

Yine aynı vakaya döndüğümüzde öncelikle şunu çok net ifade edeyim.
Habere dair Çayırova Belediyesi’nin davacı olduğunu açıklamasının ardından tepkim asla yanlış anlaşılmasın.

Ben davaya değil davacıya tepkiliydim. Galiba Refik Tartar da davacıymış, rahatladım.

Kimseye ama kimseye asla, “Araya girin, davacı olmasınlar” diye bir telkinim ne oldu, ne olacak.

Kimse ama kimse, minnet etmemi beklemesin.

Giderim. Aslanlar gibi ifademi veririm.

Bu arada söz konusu haberde asılsız olduğu öne sürülen bölümün Refik Tartar’ın Mersin Erdemli’deki gözüken yerlerine ilişkin olduğu kaydedildi. Yani oralarda başkalarının da hisseleri varmış. Doğrudur. Beni kimi belge ve kaynaklarım yanıltmış olabilir.

Ancak Erdemli’nin haricindeki yerlere ilişkin bir açıklama yapılmadığını ısrarla belirtirim.

Bu arada, “Tartar’ın mal varlığı züğürdün çenesini yorar” başlıklı haberime Gebze 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 15 Şubat 2018 tarih ve 2018/451 sayılı kararı ile erişim yasağı geldiğine dair halkımızı bilgilendirmiş olayım.

**

Başlık konuma döndüğümde vakaya dair gerek dâhili gerek harici konularda ihbarlar geldi. Onlardan biri çok ilginçti.

Vatandaşın biri, “Yüksel Küçük, çocuğu Tuzla’da FETÖ’ye ait bir okulda eğitim gördüğü gerekçesiyle görevden alındı ancak Refik Tartar’ın iki çocuğu Fatih Koleji’nde okumasına karşın görevden alınmadı. Bu adaletsizlik. Refik Tartar da görevden alınmalıydı” dedi.

Meselenin geldiği boyuta bakın şimdi.

Bu arada Yüksel Küçük’ün de aynı Refik Tartar gibi devlet memuru olduğunu, Doktor Ekrem Faruk Taşçı’nın (2004 – 2009) belediye  başkanlığı döneminde çeşitli birimlerde görev yaptığını, Ziyaettin Akbaş başkanlığındaki bir dönem aranın ardından Şevki Demirci dönemi ile birlikte yeniden belediyede görev üstlendiğini hatırlatıyım. Meseleyi biraz araştırdım.

Yüksel Küçük’ün bir çocuğunun okuduğu Tuzla’daki Coşkun Koleji, kapanan değil devletin kayyım atadığı okullardan. Refik Tartar’ın iki çocuğunun eğitim gördüğü Fatih Okulları ise, malum kapatılan okullardan.
Kim ne kadar Fethullahçı kim ne kadar FETÖ’cü, FETÖ sempazitanı artık kabak tadı veren bir hadise.

Birkaç yorumumda Fethullahçı ile FETÖ’cünün birbirinden ayrıştırılması gerektiğini de savunmuştum ve hala savunuyorum. Bir düşüncenin teröre bulaşmış hali ile teröre bulaşmamış hali ayrıştırılmalı. Kaldı ki teröre bulaşmış kişi, oculuğuna şuculuğuna bakmadan teröristtir. Neci olduğu, meselenin ayrıntısı veya detayıdır.

Bakınız. Bir devlet memurunun mal varlığı üzerinden yapılan bir haber dahi hangi boyutlara kadar gelebiliyor.

Ancak şu konuda net olunmalı.

Açılımında adaletin kelime olarak yer aldığı AKP iktidarının olmayan adaletinde söz konusu gerekçeden ötürü yanlış olan Refik Tartar’ın da aynı gerekçeyle görevden açığa alınmaması değil, Yüksel Küçük’ün sabitleşen bir “suçu” olmadan görevden alınmasıdır.

Kendisi tutuklu falan değildir zaten hiç tutukluluk süresi yaşamamıştır. Uğradığı adaletsizliğe karşın sözde değil özde muhafazakâr duruşu ile yaşadığını bir imtihan olarak tanımlamakta, geçimini ve hayatını sürdürüp gitmektedir.  

Ancak Yüksel Küçük’ün görevden açığa alınması için verilen imzada Şevki Demirci’nin yanı sıra çok farklı kişilerin isimleri geçiyor. O belge elime geçerse isimlerini de teşhir edeceğim. Duyum üzerine isim yazmam ama duyduğum bir isim çok ilginç…

**

Şevki Demirci istediği kadar köşe kapmaca oynasın.

Mahkemelerden habere erişim yasağı getirsin. O veya bu gerekçeyle basın toplantısı düzenlemesin. Olmadı, özel detaylı röportaj dahi vermesin.

Ben doğrusu yanlışıyla yazdığımın arkasındayım diyorum. Şimdilik, başka da bi’şi demiyorum…

Aktan USLU






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder