24 Şubat 2018 Cumartesi

Aile Hekimliğinde 19 Sorun Çözüm Bekliyor





Kocaeli Aile Sağlığı Elemanları Derneği’nin bileşenleri arasında yer aldığı ASEF, aile hekimliğindeki sorunları ve çözüm önerilerini 19 maddede sıraladı





Türkiye aile hekimliği kavramıyla ilk 2005 yılında pilot illerde yapılan uygulamalar ile, 2010 yılından itibaren tüm illerimizde hayata geçmesi ile birlikte tanıştı. Hükümet tarafından yapılan tüm uygulamalar topluma yer yer, “Sağlıkta devrim” reklam spotu ile de tanıtılıp övüldü. Bu değişimlerden meslek tipleri de “payına düşeni” aldı. Sıfat ve isimleri üzerinde oynandı. Sağlıkta yıllardır hemşire diye bildiğimiz çalışanlar, aile sağlığı elemanı diye tanımlanmaya başladı…

İki Konuyla Gündemde Yer Edindiler

Kocaeli Aile Sağlığı Elemanları Derneği – KASED, ilimizdeki aile sağlığı elemanı olarak görev yapan hemşirelerin sorun ve beklentilerini dile getiren, mesleki bir sivil toplum örgütü. Dernek önce Güzeltepe ASM’de Doktor Bilal Kemik’e yapılan saldırının ardından sergilenen kitlesel tepkideki temsili, ardından ASM’lerdeki süt kaydı angaryası sorununun çözümüne yönelik hamlesiyle gündeme geldi.

ASEF’in Raporunda KASED Etkisi

KASED’in, mesleğin sorunlarının çözümündeki çalışmaları ise yerelle sınırlı değil. Çatısı altında oldukları Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu – ASEF marifetiyle, ASEF’ten aldığı ve kattığı güç ile ilimizi de ilgilendiren ülke geneli sorunların ifade edilmesinde de hayli aktifler. Federasyonun aile hekimliği uygulamasındaki hakkındaki düzenlemelerle ilgili rapor çalışmasına katkılar sundular.

19 Sorun ve Çözüm Önerisi

Sorunların çözüm önerileri ile birlikte anlatıldığı raporda meslek mensuplarının kişisel ve özlük haklarından kaynaklı sorunlarından sağlıkta şiddete; aşı sevk zincirindeki aşı zayiatına kadar tam 19 sorun, çözüm önerileriyle birlikte yer alıyor. O rapora yansıyan sorunlar ve çözüm önerileri ise şöyle:

Ya Kadro Verilmeli Ya da TSM’lerde İstihdam Edilmeli

Sorun: Kamu dışı çalışan aile sağlığı elemanlarının (ASE) kadro durumu

Çözüm: Kamu dışı olarak çalışan ASE’ler diğer kadrolu olarak çalışanlarla, çalışma ortamında  aynı hak ve sorumluluklara  sahip olmalarına rağmen, yeni  sözleşme yapmadıkları zaman (mecburi yer değişikliği vb.) açıkta kalmaktadırlar. Olası anlaşmazlık durumlarında açıkta kalma endişesi ile uygulanan mobinglere katlanmak zorunda kalmaktadırlar. Kamu dışı çalışanlara kadro verilmesi ya da yeni sözleşme imzalayana kadar toplum sağlığı merkezlerinde (TSM) istihdamı sağlanmalıdır.  (TSM / Günümüzün İlçe Sağlık Müdürlüğü)

Sözleşmeler Karşılıklı Mutabakatla Yapılmalıdır

Sorun: Sözleşmelerin tek taraflı yapılması

Çözüm: Sözleşmeler tek taraflı değil taraflar arasında karşılıklı mutabakatla yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı ile aile hekimliği çalışanlarını temsilen AHEF, ASEF, TAHUD ve aile hekimliği çalışanlarını temsil etme çoğunluğu bulunan sendika ile sözleşme döneminde masaya oturulmalıdır. Sözleşme şartları karşılıklı belirlenmelidir.

Yıllık İzin Hakkı Vekalet Şartı Kaldırılarak Kullandırılmalıdır

Sorun: İzinler ve yıllık izinlerde vekâlet bulma zorunluluğu.

Çözüm: Ücretli yıllık izin hakkı aile hekimliğinde mevcut değildir. Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına yılda 30 gün ücretli izin hakkı, yerine birisini bulma zorunluluğu kaldırılarak verilmelidir.
Yıllık izin talebimiz yerine gelene kadar, mağduriyet yaşayan tek birimlik ASM’lere vekalet bulma zorunluluğu kaldırılarak 30 gün ücretli izin hakkı kullandırılabilmelidir.

Bu Uygulama Hiçbir Memuriyette Yok

Tek birimli ASM’lerde 7 gün ücretli izin verilip geriye kalan izinlerini kullanması halinde ücretinden kesiliyor. Bu uygulama hiçbir memuriyette yoktur. Ayrıca yönetmelikte bazı maddelerin iptali nedeniyle izinler 657’ye göre kullandırılıyor. Hâlbuki bu yasa maddesine göre ücret kesintisi yoktur.

Hastalık Durumlarında da Kesintiye Gidilmemeli

Özellikle kanser ve benzeri gibi kronik hastalıklarda izin hakkı 657 sayılı devlet memurluğu kanununda olduğu gibi maksimum 18 ay olacak şekilde değiştirilmelidir. Yine yıllık izin hakkı olduğu gibi bu zor durumda çalışanın ücretinin kesilmesi engellenmeli, aile hekimi ve aile sağlığı elemanı vekâletle bakacak birini aramamalı ve görevlendirme müdürlükçe yapılmalıdır.

Seçimlerde Aday Olup Seçilmezse Göreve Dönebilmelidir

Aile hekimliği çalışanı genel veya yerel seçimlerde milletvekilliği, belediye başkanlığı ve meclis üyeliği, muhtarlık gibi makamları aday adayı olup partisinden aday gösterilmemesi, bir partiden veya bağımsız olarak aday gösterilse dahi seçilmemesi halinde seçimden sonraki bir ay içinde başvurması halinde tekrar görevine dönebilmelidir.

Süre kısıtlaması olmaksızın ikisi yurt içi ikisi yurt dışı olmak üzere dört kongreye katılım hakkı olmalıdır.

Doğum izinlerinde de yıllık izinde olduğu gibi vekalet bulma zorunluluğu kaldırılmalı ve ücret kesintisi yapılmamalıdır.

Doğum sonrasında ücretsiz, bir yıl izin hakkı verilmelidir.

Sözleşme sonrası kalan yıllık izin devredilmeli, isteğe bağlı kullanılmayacak sürelerin ücreti Bakanlıkça ilgili kişiye ödenebilmelidir.

Doğum, birinci derece yakınının vefatı gibi mazeret izinlerinde ücret kesintisi yapılmadan, 657 sayılı yasada yer aldığı şekliyle 10 günlük mazeret izni hakkı tanınmalıdır.

657’de olduğu gibi anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerden birinin raporla belgelenen hastalık durumlarında üç ay; hastalığın devamı halinde ilaveten üç ay refakat izni hakkı tanınmalıdır.

Sabit Ödemeler Emekliliğe Yansıtılmalıdır

Sorun: Emeklilik ve özlük haklarındaki kayıplar

ÇözümAile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına diğer kamuda çalışan sağlık personeline verilen sabit ödeme kadarının emekliliğe yansımasının sağlanması gerekir.

4927 sayılı kanunla çalışanlarda olduğu gibi o konumda çalışanlara verilen SGK veya Emekli Sandığı’ndan emekli olma hakkı aile hekimliği çalışanlarına da verilmelidir.

Aile hekimliği çalışanlarına diğer meslek gruplarında olduğu gibi dört yılda bir yıl yıpranma payı verilmelidir.

Kamu dışı açıktan çalışan aile hekimliği çalışanlarına görevden ayrılmaları durumunda iş sonu tazminatının ödenmesi sağlanmalıdır.

Ücretlerdeki Reel Kayıp Vergi Dilimi Düşürülerek Giderilmelidir

Sorun:  Aile hekimliği çalışanlarının zaman içinde ücretlerinde kayıplar meydana gelmiştir.

Çözüm: Diğer kamu görevlilerine yapılan aile, çocuk, eş, kreş, yemek gibi yardımlar aile hekimliği çalışanlarına da yansıtılmalıdır.

Aile hekimliği uygulamasından bugüne, aile hekimliği birim çalışanlarının ücretlerinde meydana gelen reel kayıp, örneğin vergi diliminin düşürülmesi ile giderilmelidir.

İşgücü Düşen Kırsaldaki ASM’ler Merkeze Alınmalıdır

Nüfusları göç gibi nedenlerle zorunlu düşen merkeze yakın bölgelerin ASM’ler şehrin merkezine çekilip, geride kalan nüfus gezici hizmet bölgesi kapsamına alınmalıdır. Eğer bu birimler taşınamaz ya da o bölgede çalışması istenirse, nüfus kayıpları dikkate alınarak aile hekimi ve aile sağlığı çalışanının eşit kazanç ilkesi gereği katsayıları merkezlere göre kayba uğramayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. 15 kilometre ve ve tek aile hekimliği birimi şartları yeniden değerlendirilerek kaldırılmalıdır.

Sosyogelişmişlik Ücretinde Merkez ve Kırsal Ayırımı

Sosyogelişmişlik  ücreti alan ilçelerde; ilçe içinde de ayrıma gidilmelidir. İlçenin uzak kasabasındaki aile hekimliği çalışanına ilçe merkezinden daha fazla sosyogelişmişlik ücreti ödenmeli ve özellikle kırsalda çalışan aile hekimliği çalışanlarının mağduriyeti giderilmelidir.
Gezici hizmete yol harcırahı dışında hasta başına verilen ücretlendirmenin nüfus üzerinden hesaplanarak ASE’ye de verilmesi düzenlenmelidir.

Nüfus Politikası 2023’e Kadar 2 Bine Düşürülmeli

Aile hekimliği nüfus politikası 2023 yılına kadar 2 bin nüfus seviyesine düşürülmeli ve bu düşüş sırasında aile hekimliği çalışanlarının hiçbir şekilde bugün 4 bin nüfus üzerinden alınan ücretten daha az ücret almamaları sağlanmalıdır. Aile hekimliği çalışanlarının yıllar içinde ülkemiz bünyesinde yeterince pay alamadıkları, hatta reel anlamda gelir kaybına uğradıkları gerçeği göz ardı edilmemelidir. Aile hekimliği çalışanlarının gelir düzeyinin bugünden daha çok olması için gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması sağlanmalıdır.

Başka birimin görevi ASE’ye verildiğinde ödenen ücret çok az. İki birimin işini yüklenen ASE’ye ödenen ücret yüzde 50’den az olmamalı.

Boş birimle anlaşma imzalayan ASE’ye ödenen ücret 1000 kişi üzerinden hesaplanıyor. Bu ücret ASE’yi mağdur etmeyecek seviyeye çıkarılmalıdır.

ASE’lerin Ağır İş Yükü Hafifletilmelidir

Sorun: ASE olarak çalışanların iş yükü altında ezilmesi ve karşılığını alamaması

Çözüm: TSM ve diğer yerlerde sağlık çalışanları ile arasında ücret konusunda fark olmadığından ASE olarak çalışmanın ücret ve pozitif performansında artırım yapılmalıdır. AH ve ASE’lerin performanslarının ayrılması ile muayeneler dışında aile hekimliğinin diğer bütün işlerini yüklenen ASE’lerin iş yükünün azaltılması sağlanmalıdır.

Sınıflandırmadan Alınacak Sigortalı Esnek Mesaide Çalıştırılmalı

Sorun: A ve B sınıfı aile hekimliği birimlerinde esnek mesai uygulaması ile iş düzeninin bozulması.

Çözüm: Sınıflandırmadan dolayı nöbet usulü mesai düzenlemesi nedeniyle erken çıkan ya da geç gelen ASE’nin işleri diğer arkadaşlarında yoğunluğunu artırmakta ve hasta ile iletişimin kopmasına neden olmaktadır. Sınıflandırmadan dolayı alınacak sigortalı elemanın bu esnek mesailerde çalıştırılması ile mağduriyet giderilebilir. Ayrıca alınacak eleman kategorilerinden tıbbı sekreterin çıkarılması gerekmektedir.

Hasta Verileri İçin Kurumlar Arası Koordinasyon

Sorun: Hasta verilerinin kurumlar arası karşılıklı görülememesi

Çözüm: KETEM taramaları, gebelik tetkikleri ve sonuçları, kronik hastalık verileri ve benzeri gibi önlenebilir hastalıklarda kurumlar arası koordinasyon sağlanmalıdır.

Geri Bildirim Yapmayan Özel Kurumlar Cezalandırılmalıdır

Sorun: Özel sağlık hizmeti veren kuruluşlardan geri bildirim alınamaması

Çözüm: Özel hastane ve özel sağlık hizmeti veren diğer kuruluşlardan geri bildirim yapmayanlara cezai uygulama zorunluluğu getirilmelidir. Böylece aile hekimliği çalışanlarının mağduriyeti giderilmelidir.

Hasta kayıtları düzenli veri gönderimi ile bildirilmeli

Bilişim firmaları ile görüşülerek denetlenmeli, Bakanlık ve aile hekimliği ortak dili ile standart yazılım geliştirilmelidir.

Hepatit B’de birinci doz aşısı doğumun gerçekleştiği hastane tarafından yapılmaktadır.  Bunların sisteme de aynı kurum tarafından girilmesi ve veri gönderimi sağlanmalıdır. Bu uygulama AH ve ASE  performansından çıkarılmalıdır.

ASE’leri Yavaşlatan İşler Şiddete de Gerekçe Oluyor

Sorun:  Aşılar, izlemler, eğitimler yapılırken enjeksiyon vb. tarzı diğer işler ASE’leri yavaşlatmakta ve zaman kaybına uğratmaktadır. Halk eğitimlerine yeterince zaman ayrılamamaktadır. Ayrıca asıl amaç olan birinci basamak koruyuculukta, izlemler esnasında hastalar tarafından sözlü ya da fiziksel şiddete bu gerekçeyle maruz kalmaktadır.

Çözüm: Üç aile hekimine bir ilave aile sağlığı çalışanı ile sorun çözülmelidir. İlave gelen aile sağlığı çalışanının görev tanımı netleştirilmelidir. İlgili birimdeki aile hekimliği çalışan personeli ile koordineli ve uyum içinde çalışmalıdır.

Aile Hekimliği Topluma Doğru Anlatılmalı

Sorun: Sağlık okuryazarlığının olmaması

Çözüm:  Sağlık okuryazarlığı kapsamında aile hekimliği hizmet çerçevesinin topluma doğru anlatılması; misafir hasta, misafir aşı, misafir izlem karmaşasının çözümü noktasında TSM - HSM çalışanları mevzuata uygun çalışmalıdır.

Bu konuyla ilgili iller arası farklı uygulamalar ortadan kaldırılmalıdır.

Aşı, gebelik bildirimleri, 15-49 yaş kadın izlemlerinde aile bireylerine mevzuat ile bir yükümlülükleri olduğu hissettirilmelidir.

Toplumun sağlık okuryazarlığı kapsamında aşı, izlemler, bebeklik bildirimleri, 15 - 49 yaş kadın izlemlerinin önemi topluma anlatılmalı ve kamu spotları düzenlenmelidir.

Kanser taramalarının aile hekimliği sisteminde pozitif performans olarak düzenlenmesi sağlanmalıdır.

Sorumsuzlukta SGK Yaptırımları Olmalı

Sorun: Bireylere yeterince sağlık sorumluluğu verilmemesi

Çözüm: Sorumluluğunu yeterince yerine getirmeyenler için hizmet geri ödemelerinde katkı payı arttırılması vb. gibi SGK ödemesi yaptırımları olmalı.

Kayıtlar Aile Hekimi Bilgisinde Yapılmalıdır

Sorun: Kişi kaydının yapılmasında ve silinmesinde yaşanan sıkıntılar ve uygulamaya etkisi

Çözüm: Düzensiz göçmenlerin aile hekimlerine habersiz kayıt edilmesi, bunlara ait kayıt/iletişim bilgilerinin eksik olması ve bu nedenle kişilerin takip edilememesine rağmen performans uygulamasına dâhil edilmesi sorun yaratmaktadır. Kayıtlar aile hekimliği bilgisi dâhilinde yapılmalıdır.

Mevsimsel tarım işçi hareketlerine dair bilgilerin ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından paylaşımı sağlanmalıdır

Göç tespit edildiği halde aile hekiminde kayıt düşme işleminin yapılamamasına karşın muhtarlardan göç bildirim tutanağı istenmelidir.

Kayıt bildirim sisteminin güvene dayalı ve kullanıcı dostu bir bakışla revize edilmesi, MERNİS adresine göre göç gittiği tespit edilen kişilerin aile hekimi nüfusundan çıkarılması ve göç gittiği yerdeki TSM tarafından o bölgedeki aile hekimine bilgi verilerek atama yapılması gerekmektedir.

Yeni doğan kayıtlarının özellikle göç tespiti bildirildiği ya da ulaşılamadığı halde otomatik olarak aile hekimine atanması yapılmaktadır.  Yeni doğan, göç dalgaları ile gelen kişiler hakkında atandığı aile hekimlerinin mutlaka bilgilendirilmesi, atanırken kişinin aile hekimine uzaklığı gibi reel durumların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Eğitimler ASEF ve AHEF İle Planlanmalıdır

Sorun: Aile hekimliği eğitimlerinin geleceğine dair planlarının ortak hazırlanması ihtiyacı

Çözüm: Aile hekimliği eğitimlerinin AHU tarafından ASEF ve AHEF işbirliği ile birlikte planlanarak düzenli şekilde verilmesi

ASE’lerin hizmet içi eğitimleri düzenli olmalı ve AH ile beraber düzenlenmelidir.

ASE olarak çalışanlara da iş yeri hemşireliği hakkı verilmelidir

TSM ve HSM’de çalışan hemşirelerde ve aile hekimlerinde olduğu gibi dışarıda 10 saat çalışma hakkı tanınmalıdır.

ASEF Eğitimleri İçin Yasal Düzenleme

Sorun: Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu olarak bağımsız eğitim, kongre ve seminerler düzenlenmesinin önündeki yasal engeller

Çözüm: Aile sağlığı elemanları mesleki örgütlerinin aile sağlığı çalışanlarına yönelik eğitim, sempozyum ve kongreleri düzenleyebilmeleri için gerekli yasal düzenlemelerinin yapılarak, hekim ve diğer örgütlerden bağımsız bir şekilde hareket etmesi sağlanmalıdır. Kongreler, Bakanlık tarafından desteklenmelidir.

Aşı Dağıtımı Haftalık Periyotla Yapılmalıdır

Sorun: TSM’ler tarafından yapılan aşı dağıtımının araç yetersizliği mazeretiyle uzun aralıklarla yapılması dolayısıyla stokta fazla aşı bulundurma zorunluluğunda kalınması

Çözüm: Öncelikle yetkili kurum tarafından araç temini sağlanmalıdır. TSM tarafından haftalık aşı dağıtımı yapılması sağlanması stokta aşı birikimine engel olacaktır. Stokta aşının az olması soğuk zincir kırılmalarında aşı zayiatını azaltacaktır ve stokta aşı miktarı azalacağı için bölgesel aşı yetmememe sorunu çözülecektir.

Aşı Dolaplarında Standardizasyon Belirlenmelidir

Sorun: Aşı uygulanan merkezlerin farklı iklimler olan bölgelerde bulunması nedeniyle soğuk zincir kırılmasının sıkça yaşanması, soğuk zincir yükümlülüğünde ve cezalandırmada bir standardizasyon olmaması

Çözüm: Uygun aşı dolaplarının olmaması önemli bir eksikliktir. Aşı dolapları, jeneratör güç kaynağı vb cihazlar için teknik standardizasyon belirlenmelidir. Standardize edilmemiş durumlarda cezalandırma anlamsızdır. Bu gibi durumlarda danışmanlık hizmeti vermek amacı ile bir birim oluşturulmalıdır. Bakanlıkça aşı dolapları ile standartlar belirlenmeli ve ilgili mevzuata eklenmelidir. Aşı dolabı bakanlıkça temin edilmelidir.
Bağışıklama programı yeniden revize edilmeli ve Dünya Sağlık Örgütü verilerini baz alınarak hazırlanması ve uygulanması sağlanmalıdır.
Teknik imkânlardan azami şekilde faydalanılarak insan hatasını ve ihmalini en aza indirecek uygulamalar geliştirilmelidir. Bu uygulamaların işleyişi kullanılabilirliği, çözüm odaklı oluşu denetlenmelidir.

TSM Aşıyı Korumak İçin Değil ASE’yi Cezalandırmak İçin Var

Yönetmelikte, ‘Her soğuk zincir kırılmasında ceza verilir ya da soruşturma açılır diye bir madde’ yoktur. Yönetmelikte gerekli önlemleri alma şartı aranmaktadır. ASM’de gerekli önlemlerin alınmasına rağmen öngörülmeyen sebeplerden dolayı meydana gelen soğuk zincir kırılmalarında aşı zaiyatı olmadığı durumlarda dahi TSM’ler hemen puan cezası yoluna başvurmaktadır. Bu da bizde, ‘TSM aşının korunması çabasında değil ASM çalışanlarına ceza verilmesi çabasında’ izlenimi uyandırmaktadır.

TSM’ler aşının korunması yönünde diğer ASM(lerde elde ettiği pozitif yaklaşımları, bulgular ve bilgileri ASM’lerde paylaşıp aşının daha iyi saklanası konusunda eğitici ve öğretici rolünü benimseyip uygulamalıdır.

Aşılar TSM Tarafından Korunmalıdır

ASM bölgesinde planlı ve uzun süreli elektrik kesintilerinde ya da ASM’lerde lokal meydana gelen elektrik arızalarında, uzun süreli tatillerde ya da tek hekimli ASM’lerde yıllık izinler gibi durumlarda soğuk zincir kırılımı önceden belli iken bazı illerde TSM aşıları kabul etmemektedir. TSM’lerde aşıların uygun koşullarda saklanması olanakları arttırılmalı ve uygulanılabilir olmadır. Aşı korumada AH ve ASE yalnız bırakılmamalıdır.

THSK Tarafından Verilmeyen Aşının
Performans Savunması İstenmemelidir!

Sorun: Aylık yapılması gereken aşıların Türkiye Halk Sağlığı Kurumu – THSK tarafından yeterli ve zamanında temin edilememesi ve performans cezası

Çözüm: Aylık yıllık hedef nüfusa göre aşı istemi yapılmalı ve aşılar zamanında temin edilmelidir.

Aşı zamanında temin edilemiyorsa performans itiraz evrakları istenmemelidir. İtiraz evraklarında, bilinen bir sebebin açıklamasını istemektedir. Bu da hem doğaya zarar hem bizim harcadığımız zamana zarardır. Birde TSM ve HSM de hazırlanan bu evrakların saklanması için dolap ve oda gereklidir. Bu evrakların beş yıl saklanacağını düşünürsek bunun memleket ekonomisine verdiği zararı da göz ardı edemeyiz. Bu konuda zaten bizim ihmalimiz yoktur. Günümüzde her şey elektronik ortamda halledilmeye çalışılırken böyle bir evrak birikimi hazırlayana da saklayana da büyük eziyettir. İtiraz evrakları hazırlanması gereksizdir. Aşı temin edilemiyorsa, ay sonunu beklemeden ilgili aşıyı performans kriterlerinden çıkarmalıdır ya da aşı eksikliğinde AHBS sisteminde ertelemenin sağlanması yapılmalıdır.

Kurumlar Arası İşbirliği

Aşılar sadece performans kriteri olarak görülmemelidir. Biz ASM çalışanlarına da sadece ceza verilerek boşluklar araştırılmamalıdır. THSK, HSM, TSM ve ASM kurumları işbirliğinde dostane bir çalışma sergilenmelidir.

Mülteciler Yabancı Uyruklu Hasta Olarak Kabul Edilmelidir

Sorun: Misafir hasta ve bağışıklamasında TSM’lerde poliklinik açılmaması

Çözüm: Mülteci hastalar misafir hasta olarak değil yabancı uyruklu hasta olarak kabul edilmelidir. TSM’lerde poliklinikler kesinlikle açılmalı, açılamayan bölgelerde aile hekimine kesin kayıtlı hasta yapılmamalıdır. Performansa tabi olmadan hizmet sunulması ,hizmet sunulması sırasında yabancı uyruklu hastaların tüm adres bilgileri (TÜİK-MERNİS) ve iletişim bilgilerine eksiksiz ve aile hekimliği birimi tarafından ulaşılabilmesi 
sağlanmalıdır.

Erişkin Aşılamaları Diyaliz Merkezlerinde Yapılabilmelidir
Sorun: Erişkin aşılamaların ilgili kurum tarafından yapılmaması. DT, HEPATİT B aşısı gibi durumlar ASM’ye yönlendirilmesi
Çözüm: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndaki ilgili mevzuat titizlikle uygulanmadır. Erişkin aşılamalar için uygulama, acil durumlar haricinde aile hekimliği birimlerince yapılmamadır.
Diyaliz merkezlerinde Hepatit B aşısı yapılması sağlanmalıdır.
İş yeri girişinde DT aşısı uygulaması iş yeri tarafından yapılmalıdır.



















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder