18 Ocak 2018 Perşembe

Valilik ve KBB Himayesinde Faşizm Propagandası Okullarda


Sezai Karakoç’un ülkemizde faşizmi, nefreti ve şiddeti körükleyen kitabı, Kocaeli Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi protokolüyle okullarda dağıtıldı



Girizgahı Yorumlu Haber: Emperyalist İşgal Sürüyor

Ülkemizde emperyalizmin 100 sene önceki yerel işbirlikçileriyle tankla tüfekle gerçekleştiremediği işgalde taktik değişikliğine gidildi. 100 sene önceki birliktelik ruhunun tesisi halinde başarılı olamayacağını gören emperyalizmin günümüzdeki taktiği, güncel yerel işbirlikçileri ile toplumsal ayrıştırma. Bu temel hedef doğrultusunda Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin imzaladığı protokolle çocukları da hedef alan emperyalizm, “Ağaç yaşken eğilir” misali Sezai Karakoç ve emsallerine yazdırdığı yayınları da malzeme olarak kullanıyor.

Hitler’in Kavgam Adlı “Eseri” de Dağıtılabilir


Üstelik Milli Eğitim müfredatının yazılı maddelerine aykırılığına karşın Sezai Karakoç’un ülkemizde toplumu ayrıştıran, ötekileştiren, nefreti körükleyen ve siyasi tanımı faşizm olan ifadelerle dolu, Diriliş Nesli’nin Amentüsü adlı kitabı Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından imzalanan protokol ile okullarda dağıtıldı. Yakın zamanda Hitler’in “Davam” adlı “eseri”nin de ilimizdeki okullarda dağıtılacak olmasından endişe ediliyor.

“Herkesin Valisi” Dendi Ama “Herkesin Başkanı” Denmedi

 “Kitap okuma kampanyası” diye adlandırılan çalışma ile yapılan propagandaya KESK Eğitim – Sen Gebze Şube Yürütme Kurulu yazılı açıklama ile tepki gösterildi. “Biliyoruz ki Sayın Vali; Kocaeli ilindeki her kesimin ve her öğrencimizin valisidir. Bu konuda en kısa zamanda harekete geçeceği inancındayız” şeklinde devletin iradesine iyi niyetli bir yaklaşım sergilenen açıklamada, AKP’li İbrahim Karaosmanoğlu’nun başkanlık ettiği Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne benzer bir yaklaşım getirilmemesi dikkat çekti.

Aynı Zamanda Suç Duyurusu Olduğuna Dikkat Çekildi

Ayrıca, “Bu açıklamamız aynı zamanda bir suç duyurusudur. Bu protokolü karşılıklı imzalayan, onay veren ve uyarılarımızdan sonra protokolü devam ettiren her kesimin suçlu olduğunu söylüyor, yetkilileri görevlerini yapmaya çağırıyoruz…” denilerek savcılara, hakimlere atıfta bulunuldu. Açıklama aynen şöyle:

Eğitim Devlet Tarafından Tarafsızca Verilir


“Eğitim ve öğretim toplumun bütün kesimlerine yönelik devlet tarafından, tarafsız bir şekilde verilen ve olanak sağlayan bir süreçtir. Milli Eğitim Temel Kanunu’nun genel amaçlar başlıklı kısmında da bu net bir şekilde ifade edilmiştir.

Milli, Ahlaki, İnsani, Manevi ve Kültürel Bireyler Yetiştirir

 Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milleti’nin bütün fertlerini,

1.     (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasa’da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milleti’nin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

İnsan Haklarına Saygılı, Kişiliğe Değer Veren…

2.     Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; şeklindedir.

Temel Amacı Ötekileştirmek Değil Birleştirmektir

Hem yukarıya aldığımız kısım hem de takip eden maddelerin birçoğunda eşitlikten ve eşit durmaktan bahsedilmektedir. Eğitimin temel amacı, ötekileştiren değil toplumu birleştiren bir merkez olmaktır.

MEB ve Valilik Özel Amaçları Esas Almak Zorundadır

Milli Eğitim Bakanlığı ve Valilikler çeşitli kurumlarla işbirliğine giderken aslında bu temel ve takip eden özel amaçları esas almak zorundadır. Geldiğimiz süreçte maalesef çeşitli dernek, oluşum ve yapılarla ilgili kanun ve maddeleri hiçe sayan, Anayasa ile güvence altına alınan farklı düşünme ve farklı bakış açılarına sahip olma durumu ortadan kaldırılmış durumdadır. Hem Anayasa’ya hem de Türk Milli Eğitim Temel Kanunu’na ters düşen birçok uygulama ve çalışmaya tanık olmaktayız.

Karakoç’tan Faşizm Aşısı Alıp Yarıştırılıyorlar

Bunlardan biri de Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan bir protokolle başlayan kitap okuma kampanyasıdır. Her okulda Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli’nin Amentüsü adlı kitabının da yer aldığı kitapları ile bir okuma yarışması yapılmaktadır. Ortaokul ve liselerde yürütülen bu yarışmanın okutulduğu ilgili kitaplardan Diriliş Nesli’nin Amentüsü’nde her türlü ayrıştırmanın ve ötekileştirmenin parçalarını görmekteyiz. Diriliş yayınlarından çıkan 60. Baskının 13. Sayfasında

“İnsan Olan Tükürsün İkisinin de Suratına”


“İşte bu anlamda sağcıyım. Batılı anlamda sağcılık, solculuktur benim gözümde. Ya da solculuktan farksızdır. Kapitalizm, benim gözümde solun bir yüzü, komünizm öbür yüzüdür. İnsan olan derim tükürsün ikisinin de suratına.

“Solcular Kin ve Öç Tohumunu Ekerler”

Solcular, gerek başkalarını sömürmeleriyle, gerek insanların muhtaç oldukları gerçek barışı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak yıkmakla toplumların çürümesine, insanların red ve isyanın pençesine düşmelerine sebep olurlar. Kin ve öç tohumunu ekerler. Silâhları propagandadır. Ne kadınlara, ne yaşlılara, ne yoksullara, ne öksüzlere acırlar. Gözlerine kan bürümüştür.”

Cehaletin Acınası Bir Durumudur

Yukarıdaki metinde ilk paragraf hem bir cehaletin hem de kendini bilmezliğin acınası bir durumudur. İkinci paragrafta ise, tam bir insan hakları ihlalleri manzumesidir.

Yasaklanmamalı Ama Öğretim Yuvalarında Okutulmamalı

Biz bu kitapların yasaklanması taraftarı değiliz ama bunun gibi cehalet ve ötekileştirmenin birbirine geçtiği kitapların eğitim öğretim yuvalarında okutulması ve bunun üzerinden yarışmaların yapılmasını doğru bulmuyoruz.

Sayın Valimizin Müdahale Edeceği İnancındayız

Çünkü bu tür kitaplar; birleştirici değil ayrıştırıcıdır. Yukarıya aldığımız sadece küçük bir parça. Kitabın genelinde bu ayrıştırıcı ve ötekileştirici dil hâkimdir. Bu kitap belki kavram karmaşası üzerinden cehaletin bir örneği olarak kullanılabilir. Bu noktada öncellikle sayın Valimizin en kısa zamanda buna müdahale edeceği inancındayız. Biliyoruz ki Sayın Vali; Kocaeli ilindeki her kesimin ve her öğrencimizin valisidir. Bu konuda en kısa zamanda harekete geçeceği inancındayız.       
      
Kimse Çocuklarımızı Birbirine Düşüremez

Hiç kimse çocuklarımızı bir birine düşüremez. Eğitim öğretim yuvalarını kendi çıkarı için kullanamaz. Bu topraklarda beraberce yaşayan insanları ayrıştırıcı dil kullanamaz.

Protokolü Devam Ettiren Suçludur

Bu açıklamamız aynı zamanda bir suç duyurusudur. Bu protokolü karşılıklı imzalayan, onay veren ve uyarılarımızdan sonra protokolü devam ettiren her kesimin suçlu olduğunu söylüyor, yetkilileri görevlerini yapmaya çağırıyoruz…”













Hiç yorum yok:

Yorum Gönder