15 Ocak 2018 Pazartesi

Şiddet Yasası Çıksın da O Haliyle Çıksın



Meclis’te hala bekletilen şiddet yasasının taslak ekibinde yer alan KASED Başkan Yardımcısı Hemşire Hacer Gündüz, “Söylediklerimiz yer almadı ama yasa o haliyle de, yeter ki çıksın…” dedi





Güzeltepe Aile Sağlık Merkezi’nde Doktor Bilal Kemik’e yapılan saldırı sonrası 10 Ocak Çarşamba günü aynı yerde düzenlenen kitlesel basın açıklamasında Kocaeli Aile Sağlığı Elemanları Derneği - KASED Başkan Yardımcısı Hemşire Hacer Gündüz de mikrofon aldı. Çok kısa tuttuğu konuşmasında kendisinin de bir hasta saldırısının mağduru olduğunu belirtti ve Kemik’e yapılan saldırıyı kınadı.

Nur Serttaş Başkanlığında…

İl genelini kapsayan, Gebze Bölgesi’nde de üyeleri olan dernek ilimiz geneli bölgemiz dâhil aile hekimleri tarafından biliniyor ama bölgemizde, kamuoyu nezdinde bilinirliği yok denecek kadar az. Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu – ASEF çatısına da dahil olan derneğin başkanlığını halen Nur Serttaş sürdürüyor.


                                        
Gebze Gündemi’ne Kitap Pastası’nda Konuştu


Güzeltepe ASM önündeki kitlesel basın açıklamasında çok kısa bir konuşma yapan KASED Başkan Yardımcısı Hacer Gündüz ile İzmit’te Kitap Pastası’nda yaptığımız görüşmede sadece saldırıyı değil derneklerini, eğitimi ve özel sağlık meslek liselerini, hemşirelikte aile hekimliğine geçilmesi sonrası ad değiştiren mesleklerinin bugünkü konumlarını, mobingi dernek marifeti ile nasıl aştıklarını, şahsının uğradığı saldırı dâhil basına yansımayan şiddet vakalarını, tacizleri… konuştuk. Bu röportajda Güzeltepe ASM’deki saldırıya ve o konuların bir özetine yer vereceğiz. Bir süre sonra ise diğer detaylar yine Gebze Gündemi’nde olacak:


ASM’lerde En Fazla Yükü Götüren Kişileriz


“Biz ASM’lerde işin en fazla yükünü götüren kişileriz Aile hekimliği sistemine geçildiğinden beri en fazla sorunu ve mağduriyeti yaşayan bizleriz. Eskiden hemşire, ebe, sağlık memuru, laborant ve tıbbi sekreterin yaptığı işi günümüzde ASM’lerdeki ‘aile sağlığı elemanı’ tek kişi olarak yürütüyor. Eskiye göre iş yoğunluğu daha fazla. Ayrıca mezun olduğumuz mesleki kimliklerimizi değiştirip hemşireye, ebeye; ‘Aile Sağlığı Elemanı’ gibi bir yeniden üretilmiş bir mesleki kimlik yüklediler. Bu da bizi ayrıca rahatsız eden bir konu.

Organize Değildik. Bize Saldırılar Basına Yansımadı

Sahadaki arkadaşlarımızın maalesef üst baskılar ve yeri geldiğinde birlikte çalıştığı aile hekiminin de yer yer mobingine maruz kaldığı zamanlar olmuştur. Hasta şiddetine en çok maruz kalanlar maalesef bizleriz. Fakat sesimizi duyurma konusunda pek organize değildik. Çoğu zaman basına yansımadı.




Uyuşturucu Bağımlısı Doktor Bey’e İstediği İlacı Yazdıramadı


2011 yılında görev yaptığım yerde Doktor Bey bir hastaya talep ettiği ilacı yazamayacağını söyledi. Hasta uyuşturucu bağımlısı olduğundan, uyuşturucu sonrası gözlerindeki kızarıklığı alsın diye Visine adında damla istemişti. İstediği yerine gelmeyince olay çıkarttı. Ben de polis çağırdım. Sonra olay yerinden kaçtılar.

Bağımlı ve Silahlı Dört Kişinin Saldırısına Uğradım

O gün iş çıkışı Doktor Bey arabasıyla gitti. Ben de yaya olarak giderken, Kocaeli Devlet Hastanesi civarında arkadan dört kişi yaklaşıp sokak ortasında beni darp ettiler. Yerde sürüklediler. Görenler hemen müdahale etti. Ben hastaneye gidip darp raporu aldım. O an yaşadıklarım kelimelerle ifade edilemez. Yaşadığım korku ve acı.. Düşünün, uyuşturucu bağımlısı ve silahlı adamlar.

Davacı Olduğum Kişi Silahlı Çatışmada Öldürüldü

Dava açtım. Bir süre sonra bana saldıran Okan Ülgen adlı kişi silahlı çatışmada ölmüş. Ben de zaten tedirginlik ve korkuyla, şikâyetimden vazgeçtim. Vazgeçtim çünkü 25 yaşında, üniversite öğrencisi bir çocuk annesiyim. Ama uzun süre sokağa çıkamadım. Benim gibi birçok arkadaşım var bu şekilde.


Sonra Derneği Kurmaya Karar Verdik

Sonra biz de bir araya gelip, sesimizi duyurmak için bu derneği kurmaya karar verdik. Geride kalan iki yılda birçok arkadaşımızın yanında olmaya çalıştık. Sorunlara hep beraber çözüm bulduk.”

Artık Söylenecek Şey Kalmadı…

-         İzmit’ten 60-70 kilometre mesafedeki Çayırova'ya geldiniz ve çok kısa konuştunuz. Niçin?


-         O günkü konuşmamı özellikle kısa tuttum çünkü artık söylenecek şey kalmadı. Kulaklarını tıkayıp sanki bizim daha fazla ölmemizi bekliyor gibiler. Hükümet sorunlarımızın çözümünde tamamen kayıtsız. Atılan hiçbir adım yok.

Doktor Bilal Kemik’e Empati Yapıyor ve Çok İyi Anlıyorum

-         O gün orada aslında ne söylemek isterdiniz?

-         Kocaeli Aile Hekimleri Derneği olarak bu saldırıyı öncelikle şiddetle kınıyoruz. Bu saldırılara daha önce bizler de uğradık. Şahsım adına da saldırıya uğramış bir kişi olarak arkadaşımız Doktor Bilal Kemik’e empati yapıyor ve yaşadıklarını anlayabiliyorum.

En Büyük İsteğimiz Şiddet Yasası’nın Çıkması

Tüm bu yaşanan vakalardan dolayı da Meclis’te bekletilen Şiddet Yasası’nın bir an önce çıkartılmasını istiyoruz. Doktorlara yönelik saldırılar biz aile sağlığı elemanlarına da aynı şekilde yapılabiliyor. Ve en büyük isteğimiz Şiddet Yasası’nın çıkıp gereken desteğin gösterilmesi.

Halk da Bu Şiddete Tepki Göstermeli


Sadece sağlık çalışanların değil halkın da şiddete karşı yürütülen bu mücadelede destek vermesi gerekir. Çünkü saldırıdan sadece doktorlar veya sağlık çalışanları etkilenmiyor. Güzeltepe Aile Sağlık Merkezi’ndeki son saldırı sonrası da aynı durum yaşandı. Biz o gibi durumlarda bir gün boyunca çalışmıyor, kapıları açmıyoruz.

Silsile Yoluyla Psikoloji Bozukluğu Hizmete Yansıyor

Ya da doktorun ve/veya mesai arkadaşlarının ya da duyan diğer sağlık camiası çalışanlarının psikolojisi bozuluyor ve bu hasta yaklaşımlarına da olumsuz yansıyabiliyor. Baskılar ile birlikte bu beraberinde isteksizliği getiriyor. Bu durum benim için de geçerli.

Dosyayı Hazırlayanlardan Biriyim.
Söylediklerimiz Yasa Taslağında Yok

-         Güzeltepe’deki saldırıya tepki gösterenlerin ortak talebi Meclis’te bekleyen şiddet yasası. Nasıl hazırlandı o tasarı. Sağlıkçılarla mı hazırlandı, sağlıkçılara rağmen mi?

-         Meclis’te hala bekletilen şiddet yasasının hazırlanması öncesi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ilgili sivil toplum örgütlerini davet etti. Kızılcahamam’daki toplantıya derneğimizin çatısında yer aldığı federasyon da davet edildi ve katıldı. O toplantıda genel düşünceler alındı. Ama daha sonra hazırlanan raporlara baktığımızda, söylediğimiz hiçbir şeyin içinde yer almadığını görüyoruz. Elimizde dosyalarla gidiyoruz, sahadaki sorunları aktarıyoruz. Hatta bizim dosyayı hazırlayanlardan biri benim.            

Taslağa Göre Hasta Bize Bağırsa Dahi Alçak Sesle Yanıt Vereceğiz

Fakat çıkacak olan yasada öyle bir şeyler var ki… Örneğin geçenlerde iletişim konulu bir hizmet içi eğitim verildi. Diyor ki: ‘Hasta gelip size yüksek sesle konuşsa siz ona bile alçak sesle yanıt vereceksiniz.’ Tamam, doğrudur. Fakat belli bir mahremiyet alanına girdikten sonra, kaldı ki hasta veya yakını sizin mahremiyet alanınıza giriyor. O da kendisini mahremiyet alanına uzak veya yakın görüyor. Alanınıza giriyor ve sizi itiyor, ben bu durumda ona niye yanıt vermeyeyim.

Ağır Cezalandırılacaklarmış Ama Nasıl?

Federasyon ile birlikte katıldığımız toplantılarda bize söylenen şiddete başvuran kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağı yönünde. Peki, ağır yargılama nasıl olacak. Biz yine beyaz kod mu vereceğiz veya kamu davası mı açılacak?

Saldırgan Tutuksuz Yargılanacaksa

Mağduru Koruyacak Hiçbir Şey Yok

-         Güzeltepe ASM’deki saldırı sonrası saldırgan hakkındaki ilk ‘evde hapis’ kararı gösterdi ki var olan yasa dahi uygulanmıyor. Yenisi nasıl uygulanacak?

-         Çok basit bir örnek vereyim size. Diyelim ki ben sizinle tartıştım. Hasta ile yüz yüze gelmek zorundayım. Sizi alıp başka bir yere vermiyor. Ben sizinle her yerde karşı karşıya gelebilirim. Ancak dava sonuçlanana kadar bekleyeceğim. Kişiye hüküm verildiğinde o kararı sağlık müdürlüğüne götüreceğim ki sizi benden alacak. Bana şiddet uygulayan kişi tutuksuz yargılandığı sürece, beni koruyan hiçbir şey yok. Karar çıkana kadar sizin hastayı istememe gibi bir hakkınız yok. Mesela bu vakalarla ilgili hala açıklayıcı bir şey yok. Hasta istemediği sürece sizden gitmeyebilir. Mahkemeye gittik. Kişi ancak hakim tarafından suçlu bulunursa benden alınabilir.

Çıksın da Varsın Bu Şekliyle Çıksın. Sonra Düzelir

-         Ve sizler böyle bir tasarıya sahip yasayı, ‘Çıksın’ diye istiyorsunuz!

-         Öte yandan şiddet yasasının tasarı halindekini yetersiz buluyor olsak dahi önemsiyoruz. Çıkması dahi bir şey. Torba içinde birçok yasalar çıkıyor. Arada bunu da geçirsinler. Hele bir çıksın. Çıktıktan sonra düzenleni



HENÜZ KENDİLERİNE AİT YERLERİ YOK



Kocaeli Aile Sağlığı Elemanları Derneği iki yıl önce, tamamı aynı zamanda Türk Sağlık-Sen Kocaeli Şubesi üyesi hemşireler tarafından, ihtiyaçlar üzerinden kuruldu. Derneğin kendisine ait bir yeri yok. Yönetim kurulu toplantılarını ağırlıklı olarak sendika şubesinde veya farklı yerlerde yapıyor. Emek hareketinde aynı iş kolunda sendikaların fazlalığı ve siyasetle özdeşleştirmeleri nedeniyle ilk başlarda KESK’e bağlı SES dahil olmak üzere aynı iş kolundaki diğer sendika üyeleri KASED’e ön yargılı ve mesafeli imiş ama zamanla aşılmış. Röportaj Gebze Gündemi’nin önerisi üzerine Elif – Tolga Asalkan çifti tarafından işletilen Kitap Pastası’nda gerçekleşti. Çay ve kahve eşliğinde gerçekleşen röportaj esnasında servis kafe emekçilerinden Kocaeli Üniversitesi ikinci sınıf öğrencisi Seda Çağlar tarafından yapıldı.


KİTAPLARIN DİLİ...


Röportaj mekanı kitap kafe olunca kitaplar da Hacer Gündüz’ün anlatmak istediklerine takviye oldu.



Keith Ablow / Psikopat: Sağlık sektöründe çalışanlara saldırılar yer yer psikopatlık boyutunda. Özellikle madde bağımlılarının saldırıları, ürkütücü.


İsmet Bozdağ / Basın Kurt mu Kuzu mu: Güzeltepe ASM’deki son saldırıda, saldırganın hak ettiği cezayı almasında basının önemli etkisi oldu ama ekseriyetle saldırı çok sıradan bir üçüncü sayfa haberi gibi yansıtıldı. Halbuki daha derin tahliller gerektiriyor.


İpek Ongun / Bu Hayat Sizin: Sağlıkçılara saldırı sadece kişiye değil halkın sağlık hakkına da yönelik. Hâlbuki bu hayat sizin. Saldırılara halk da tepki koymalı.


Doktor Henry Cloud ve Doktor John Towsend / Anne Faktörü: Eğitim özellikle okul öncesi ve aile içi eğitim, şiddetin önlenmesinde çok önemli. Çocuklarınıza oyuncak dahi olsa, asla silah almayın. 


Doğan Cüceloğlu / Savaşçı: Bizim savaşımız iş yerlerimizde halkın sağlık hakkını kullanması, üyesi olduğumuz sendikalarda özlük haklarımız ve hukukumuz, üyesi olduğumuz derneklerde mesleğimizin onuru ve sesi soluğu olmak için.

































































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder