2 Aralık 2017 Cumartesi

Önce Tapu Sonra Plan Gerisi Yalan


Hürriyet ve Yavuz Selim Mahalleleri’nde yılan hikayesine dönen tapu mücadelesinde halk da kanaat önderleri de kararlı: Önce tapu sonra plan gerisi yalan




Hürriyet ve Yavuz Selim Mahalleleri’nde Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker’in tapu bekleyen halkı yıllardır çeşitli gerekçelerle oyalamasının ardından AKP Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker’in kentsel dönüşümü “çözüm” olarak göstermesinin ardından mahalleli geçtiğimiz hafta içinde bir kere daha bir araya gelmişti. O çok önemli toplantıya dair ilk iki haberimizde önce vatandaşın tepkisine, ardından CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun’un vatandaştan gelen sorularına yanıt vermiştik.



Haber dizimizin üçüncü ayağında bugün muhtarlar, dernek başkanı ve mücadeleyi sosyal medya üzerinden sürdüren ağın temsilcilerinin söylemleri var. Hafta içinde ise Dursun’un sürece dair değerlendirmesi ile haber dizisi tamamlanmış olacak:

Önemli Olan Onların Değil Bizim Kararımızdır


Yavuz Selim Muhtarı Şükriye Kavran: Sizin olduğunuz yerde her zaman biz varız. Sizden ayrı hiçbir yere gitmedik ve sesimizi, gerekli her yere duyurduk, duyurmaya devam edeceğiz.
Önemli olan Gebze’de bizim için alınan karar değil, bizim mahalle olarak alacağımız karardır. Ben sizin razı olmadığınız hiçbir şeye ‘evet’ demem, demedim, demeyeceğim. O yandan bu yandan gelen çatlak seslere hiçbir zaman inanmayın, bunu her zaman bilin. Biz bir yolda yürüyeceksek beraber, kol kola, yan yana yürüyeceğiz.

Önce Tapularımız. Sonra Planlar
Burada dernek başkanlarım, muhtarım, hiçbir zaman ayrılmadık. İçimizde, ‘evlerimiz yıkılacak’ türü çatlak sesler geliyor. Kimse bu seslere kulak vermesin. ‘Neden?’. Çünkü bu evleri sizler yaptınız. Bizim evlerimize ve değerlerimize sadece biz sahip çıkarız.
Birlik ve beraberlik içinde olursak, bizim birlik ve beraberliğimizi kimse bozamayacak. Önce tapularımız, sonra planlar. Her zaman öyle diyorum, demeye de devam edeceğim.

TOKİ’ye Devri Söz Konusu Değil


Hürriyet Mahallesi Muhtarı Ekrem Çakır:  Uzun süredir hep birlikte mücadele veriyoruz. En yüksek makamlara kadar konuyu arz ettik. Yetkinin belediyeye geçmesinin ardından belediye süreci doğru düzgün takip edemedi. Bölge insanımızın sahaya çıkması, milletvekillerimiz Fatma Kaplan Hürriyet ve Saffet Sancaklı’nın konuyu TBMM’de gündeme getirmesi olayın yönünü değiştirdi. Konunun Hükümet’in ve Cumhurbaşkanı’nın konumunda olduğuna dair bilgiler aldık. Çalışmalar devam ediyor. TOKİ’ye devir söz konusu değil. Biz de güncel konuları ve sizlerin şikâyetlerini yakından takip ediyoruz.

İskan Çalışması Bittikten Sonra Halkın İçine Girecekler

Yetkililere arz ettiğimiz şu: Halkımızın istemediği bir konuda, halkımız ile birlikte kararı alınmayan bir konuda halk ve muhtarlık olarak biz yokuz.  Sizlere bendeki bilgileri aktarıyorum, bu söylediklerimi ‘Muhtar söz verdi’ diye değerlendirmeyin. Hükümet yetkililerinden aldığım bilgiye göre, ‘İskân çalışması bittikten sonra halkın içerisine gireceğiz. Ondan sonra değerlendirmeye alacağız’ dediler. İnşallah hayırlı olacağını düşünüyorum.

Şu Anda Mücadele Edecek Bir Durum Yok

Ama olmasa da şunu arz ediyorum. Biz aynı geminin içindeyiz. Aynı rotayı takip ediyoruz. Batarsak beraber batacağız. Biz halkımızın bütünlüğünü, sağduyulu olunmasını istiyoruz. Yarın öbür gün aleyhimizde alınacak olası bir kararda da toplum olarak derneklerimizle, muhtarlarımızla beraber top yekûn mücadele etmemiz gerekir. Ama şu anda öyle bir durum yok.

Hükümet de Biziz Devlet de Biziz

Diyorum ki hep birbirimize sahip çıkalım. Düzenli bir şekilde, demokratik bir yoldan hakkımızı arayalım. Hükümet de bizim, devlet de bizim. Devlet biziz zaten, biz olmadan devlet olmaz, muhtarlık olmaz. Kırmadan, dökmeden, demokratik yollardan bu işin üstesinden geleceğimize inanıyorum.

Bize Sorulmadan Konuşulmadan Proje Yapılmamalı


Sunucu Erdal Aydın: (Öztürk’ün Hükümet de biziz devlet de biziz sözü üzerine)
Muhtarımın âcizane konuşmasını düzeltmek istiyorum. Biz 40 yıldır bu mahallelerde oturan, hak sahibi olmaya birinci derecede aday kişileriz. Bize sorulmadan, konuşulmadan proje yapılmasını istemiyoruz. Bizim öncelikli sorunumuz, tapularımız. Tapularımızı verin, ondan sonra hangi planı yaparsanız yapın. Halkımızın talebi bu.

7 bin takipçinin olduğu sosyal medya grubumuz var. Sobanın yanında, klavye başında yazmak kolay ama bir de sokağa, derneğe gelip mücadele etmek var. Öyle denildiği zaman soru işaretleri peş peşe sıralanıyor.

Önce Tapu Sonra Plan Gerisi Yalan


Dereliler Derneği Başkanı Ahmet Arslan: Biz çocuklarımızın geleceğiyle, kendi hak hukukumuzla ilgili bir şey söylüyoruz. Bir yerlere yakıştırılıyoruz. Halbuki biz ortada duruyoruz. ‘Sizin ne kadar emeğinizse bizim o kadar emeğimiz, sizin ne kadar geleceğinizse bizim de o kadar geleceğimiz’ diyoruz.
Geçen hafta Meclis’te de bir dizi temasta bulunduk.
Önce tapu, sonra o plan. Gerisi yalan dolan’ diyoruz.

100 Kişilik Kahvaltı Organize Ettik. 35 Kişi Katıldı

İnternette ortam kaynıyor. Bir kahvaltı düzenleyelim dedik. 100 kişilik kahvaltı organize etmek için kapı kapı 5’er TL toplamak için uğraştık. Topu topu 35 kişi katıldı. Kahvaltılıkları çöpe attık. Aslında bizim için bir şey yapmayın. Herkes kendisi için bir şey yapsın.
Kullanmadığımız giysileri derleyip toparlayıp ihtiyaç sahiplerine aktarsak bile bu bir sosyal faaliyettir.  İş arayan bayanlarımız var. Muhtarımız bize iş talepleri getiriyor ama bir türlü iş arayan ile çalışacak eleman arayanı buluşturamıyoruz.

Asıl Sesimiz Hürriyet ve Sancaklı’ya Teşekkür Ederim

Biz burada sizlerin sesleri olmaya çalışıyoruz ama asıl bizim sesimiz olan milletvekillerimiz Fatma Kaplan Hürriyet’e, Saffet Sancaklı’ya, muhtarlarımıza, meclis üyelerimize, emeği geçen herkese buradan çok teşekkür ediyorum.”

Hem Sosyal Medyada Hem de Sahadayız


Sosyal Medya Ekibinden Mesut Yağmurkaya:  Tapu için mücadele eden iki derneğimizle tanıştık. Şahsım, Fatih Can ve İzzet Türlü sosyal medya ağı kurarak belediyenin çalışmalarını, çıkan kanunları kararları bu sosyal medya ağı üzerinden halka ulaştıralım dedik. Derneklerimiz ve dernek başkanlarımızla beraber, koordineli bir şekilde çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. Hem sosyal medya hem de sahadayız. Derneklerimizle her yerde beraberiz.

Görüş Farkı Gözetmeksizin Davamız Tapu

Memleket, parti, ayrı bir görüş farkları gözetmeksizin davamız tapu. Herhangi bir siyasi parti üyesi olabiliriz ama burada önemli olan çocuklarımızın geleceği. Kış mevsimi geldiğinde çocuklarımız sobalı odalardan dışarı çıkamıyor. Yıl olmuş 2018, hala doğalgazımız yok. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Kesinlikle bu davayı bırakmayacağız.

Özellikle sosyal medyada, başka tarafların ağzıyla bize bazı yakıştırmalar yapılıyor. Biz bu davanın gönlünü ortaya koyan öncüleriyiz. Dernek başkanlarımız ve muhtarlarımızla beraber devam ediyoruz.

Sizden çok büyük destek görmemiz lazım yoksa bizi aslanlar kapacak. Çünkü birilerine bir yerlere dokunuyoruz, onlar da gelip bize dokunmaya çalışıyor.

Cemil Yaman, “Başbakan Bir Numaralı Takipçisidir” Dedi  

30 yıllık hanemize Başbakan geldi. O korumaların arasında pankart açtık. Sonra Ankara’ya gittik. Milletvekilimiz Cemil Yaman’a Ankara’da bizzat sordum. Başbakanımızın altı ay önce verdiği sözü hatırlattım. Kendisi bize, ‘Başbakan bir numaralı takipçisidir’ dedi. Ben de kendisine, ‘Başbakanımızın bize yine sözü var. Ramazan ayında, iftarda yine geleceğini söyledi’ dedim.

Bu Mahallenin Çocuklarıyız. Bir Yere Gitmiyoruz

Tapu sorunumuz çözülmezse yine aynı şeyi yapacağız. Arkadaşlar sadece birlik beraberlik istiyorum. Derneklerimize sahip çıkalım, gereksiz yorumlar yapmayalım ve üye olalım.  Sosyal medyada gereksiz yazanlara dair de büyükleri uyarıda bulunmalı. Bu mahallenin çocuklarıyız. Bir yere gitmiyoruz. Kimse de bizi bir yere gönderemeyecek inşallah.”

Söz Verip Tutmayan Değil, Sözü Sorgulayan “Bozguncu!”

Mesut Yağmurkaya, Gebze Gündemi’ne özel yaptığı açıklamada ise şunları kaydetti: Evlerinin, tapularının mücadelesini veren, hakkını arayan, yetkili kişilerin verdiği sözleri yerine getirmesi için mücadele veren mahallelinin öncülüğünü yapan herkes, ‘muhalif’ ilan ediliyor. ‘O partili’, ‘Bu partili’ yakıştırması yapılıyor. Söz verenler sözünü tutmuyor, o sözün peşini bırakmayanlar mahallenin ‘bozguncusu’ ve ‘ara bozucu’ ilan ediliyor. Siyasi baskılar yapılıyor.”


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder